HİDROLİK ASANSÖRLERİN KARŞILAŞTIRILMASI
ASANSÖRLER İLE HİDROLİK ASANSÖRLERİN
KARŞILAŞTIRILMASI
Asansörler; yük ve insanları, kılavuz raylar arasında hareketli kabin veya
platformlar ile düşey doğrultuda taşımaya yarayan elektro-mekanik tesisler olarak tarif
edilir. Asansörler taşıma kapasitesine göre türlere ayrılır:
a) Konutlarda kullanılan asansörler; 100, 180, 240, 320, 400, 630, 1000 kg
olmak üzere 7 türe ayrılır.
b) Konut dışı yerlerde kullanılan asansörler; 630, 800, 1000, 1200, 1600 kg
olmak üzere 5 türe ayrılır.
c) Sağlık tesislerinde kullanılan asansörler; 1600, 2000, 2500 kg olmak üzere 3
türe ayrılır.
Asansörler hızlarına göre 0,63 m/s, 1 m/s, 1,6 m/s, 2,5 m/s ve 2,5 m/s’ nin üzerindeki
hızlar olmak üzere 5 çeşittir.
Hidrolik asansörler ile elektrikli asansörlerde kullanılan bazı elemanlar farklılık
göstermektedirler. Bunun haricinde kullanılan elemanlar (kabin, kılavuz raylar, paten
blokları, otomatik kapılar) her iki tip asansörde de aynı olmaktadır.
Asansörün kullanım amacına göre, yükleme durumuna göre, kuyunun şekline
göre ne tip bir asansör kullanılacağına karar verilir. Seçim yapılırken istenilen hız da
göz önünde bulundurulur.
Elektrikli asansörler
Bu tip asansörler tahrik motorunun kumanda panosundan aldığı komut
vasıtasıyla harekete geçip, kabini istenilen yönde hareket ettirmesi yoluyla çalışırlar.
Kabin, karşı ağırlıkla müşterek çalışır. Aralarındaki çelik halatın tahrik kasnağı ile
sürtünmesinden kaynaklanan bir hareket vasıtasıyla yukarı aşağı hareket ederler. Kabin
ve karşı ağırlık birbirleri ile yaklaşık eşit ağırlıktadırlar. Bu sebeple enerjiden tasarruf
edilmiş olmaktadır. Bu tür tahrik makinelerine sürtünme tahrikli asansörler denir.
Ayrıca halat veya zincirin tahrik kasnağı üzerine sarılması ile çalışan asansörler de
mevcuttur. Bu şekilde çalışan asansörlere de tamburlu asansörler denir
Asansör kuyusu genel görünümü ve asansör elemanları
Asansör makinesi
Asansör tahrikinde DC ve AC teknolojileri kullanılır. Genel kural olarak yüksek
katlı binalarda (> 2.0 m/s) yüksek hızlı halatlı asansörlerde DC tahrik, az katlı binalarda
(< 2.0 m/s) daha yavaş hızlı asansörlerde AC tahrik kullanılır.
DC tahrik sistemi yapısı nedeniyle, maksimum konfor ve minimum toplam
kayıplarla asansör hareketinde hassasiyet sağlar. Ancak değişken DC voltaj kaynağı
gereklidir. Bunu için Ward – Leonard veya Thyristor – Leonard AC – DC çeviricisi kullanılır
Birçok uygulamada DC tahrik, kaynağa doğrudan bağlıdır. 100 – 300 d/dak gibi
kasnak hızlarında bir redüktörle birlikte kullanılır. Frekans çalıştırılan AC makineler
sabit senkron hıza sahiptir.
Asansör makinesi genellikle elektrik motorlu ve tahrik kasnaklıdır. Redüktörlü
ve redüktörsüz olmak üzere iki çeşidi vardır. Sonsuz vida mekanizmasının sessiz
çalışması, küçük hacimde büyük çevrim oranı sağlaması ve veriminin düşük olması
sebebiyle frenlemeye yardımcı olması yönünden asansörde yaygın olarak
kullanılmaktadır. Asansörlerde kullanılan elektrik motoru özel yapılmış, kaymalı Ward
– Leonard grubu elemanı olarak doğru akım motoru yer alır. Bu durumda asansör hızı
istenildiği gibi ayarlanarak rahat bir ivmeli hareket sağlanabilir.
Tek devirli asenkron motorlar hızı az olan asansörlerde kullanılır. 0,75 m/s den
fazla hızlı asansörlerde, özellikle duruş sırasındaki negatif ivmeli hareketin verdiği
rahatsızlığı azaltmak için, kutup sayısı değişebilen çift devirli motor uygulanır.
Asansörlerde redüktör olarak, yaygın olan sonsuz vida mekanizmasının dışında
planet mekanizmaları da kullanılmaktadır. Redüktörsüz asansörlerde tahrik kasnağı
doğrudan doğruya güçlü doğru akım elektrik motorunun miline kama ile bağlıdır.
Karşı ağırlık
Kabin ağırlığını ve tam yükün de yarısını karşılayacak ağırlıkta, kabine karşı yük
olarak tasarlanmıştır. Kolay taşınabilmesi ve miktar ayarı yapılabilmesi bakımından,
birbiriyle bağlanabilecek dökme demir parçalar halinde yapılır. Karşı ağırlık çelik bir
çerçeve yardımcı ağırlıklar ve çelik çerçeveye tutturulmuş yönlendirme elemanlarından
oluşmaktadır. Yardımcı ağırlıklar genellikle dökme demirden, çelik levhalardan veya içi
kumla doldurulmuş plastik karkaslardan imal edilir.
Askı elemanı
Asansörlerde genellikle yük taşıyıcı elemanlar çelik tel halatlardır. TS 1918/7
veya DIN 3058 Seale tipi halatlar asansörlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. İnsan
taşıyan asansörlerde en az iki halat kullanılmalı ve halat çapı 8 mm’den az olmamalıdır
Çelik tel halatlar, zamanla eskimekle beraber, ani olarak kopmaya karşı güvenli
elemanlardır. Periyodik muayenelerde kullanılamayacak duruma gelip gelmedikleri
testler sonucu anlaşılır. İşletme ömürleri şartlara göre değişiklik göstererek, 5 – 15 yıl
arasında değişir.
Hız regülatörü
Hız regülatörü, asansör iniş hızı nominal değerini %25 kadar aştığı taktirde,
paraşüt tertibatını harekete geçirerek paraşüt frenini etkiler ve motor elektriğini keser.
Asansör boşluğunun üst tarafında, makine dairesinde bulunur. Regülatör halatı kabinin
hareketini, regülatör kasnağına iletir. Aşırı hız halinde sıkıştırılan bu halat paraşüt
mekanizmasını harekete geçirir. Hız regülatörleri genellikle “hız sınırlayıcı” olarak
görev yaparlar. Ancak hız düzenleyen hız regülatörü çeşitleri de yapılmıştır.
Hız regülatörleri yapıları bakımından iki farklı çeşitte asansör tesislerinde
kullanılmaktadır:
a) sarkaçlı regülatör: 0,8 m/s ’den az kabin hızlarında kullanılan basit ve çift
sarkaçlı regülatörlerdir.
b) savrulma ağırlıklı regülatör: 1 m/s kabin hızlarının aşıldığı yerlerde kullanılır.
2.5 Son kat şalteri
Son kat şalteri kabinin en alt ve en üst durumlarını sınırlar. Kabine tespit
edilirler veya makine dairesi zeminine yerleştirilirler ve kabin tarafından çalıştırılırlar.
Birinci hal genellikle yüksek hızlı asansörlerde, ikinci hal ise düşük hızlı asansörlerde
kullanılır. Son kat şalterinin gerek kontrol devresini gerekse motor ana devresini kesen
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıHALATLI ASANSÖR 24/9/2007
Hidrolik asansörlerin alçak binalarda alternatifi konvansyonel halatlı asansörlerdir. Bunlar genellikle enerji tüketimini düşüren karşı ağırlık sistemi ile donatılmışlardır. Bu sistemler, enerji tüketimi ve hareket kalitesine etki eden, dişli kutulu veya dişlisiz olarak planlanabilirler. Kural olarak, ayrı bir makina odasına ihtiyaç duyulur ve oda, kuyu üstüne, yanına veya altına yerleştirilebilir. Önemli olan makina odasının direk olarak kuyunun yanında olmasıdır. Bu sistemler için de gerekli bütün parçalar yan sanayinden elde edilebildiğinden, sağlıklı bir rekabet ortamı yaratır Halatlı asansörlerin ana avantajları;
1) Yüksek hızlarda seyehat mümkündür
2) Karşı ağırlık dolayısıyla enerji tüketimi daha azdır.
Diğer bir yandan, bu asansörlerde kurtarma operasyonları deneyimli personel tarafından yapılmalıdir, aksi taktirde ölümcül sonuçlara neden olunabilir. Önceden de belirtildiği gibi, karşı ağırlık sismik bölgelerde emniyetli olmayan operasyonlara neden olabilir ve bunlara ek olarak, düşük katlı yapılarda, 1 m/s yi geçen hızlara nadir olarak ihtiyaç duyulmaktadır.
Ayrı bir makina odasının olması onarım ve servis durumlarında avantaj sağlar, fakat yangın ve dumanın kuyuya sızması durumlarında eğer makina odası uygun olmayan bir biçimde kuyunun üst kısımlarına yerleştirilmiş ise kurtarma operasyonları zorlaşır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıASANSÖRDE CE BELGESİ 24/9/2007
1960 yılında her türlü madde ve mamüller ile usül ve hizmet standartlarını yapmak amacıyla kurulan Türk Standartları Enstitüsü, CE işareti için start aldı. Beklenen onaylanmış kuruluş numarası ilk olarak asansör yönetmeliği (95/16/AT) için yayınlandı. 16 Kasım 2006’da AB Komisyonu tarafından TSE 95/16/EC Asansör Direktifi Ek XII-XIII ve XIV için tam yetki ile 1783 kurum numarasıyla onaylanmış kurum olarak atandı.
Merkezi Ankara’da bulunan Türk Standartları Enstitüsü’nün onaylanmış kuruluş olarak CE işaretini iliştirme hakkını vermesi amacıyla uzun zamandır altyapı çalışmaları sürdürülmekteydi. Özel sektör, kamu kurumları, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin büyük çoğunluğunun Türk Standartları Enstitüsü’nün bu doğrultuda çalışmalar gerçekleştirmesi yıllardır beklenmekteydi. Özellikle asansör sektöründe 95/16/EC direktifi gündeme geldiğinden bu yana asansör sektöründe CE markası çalışması yapan yaklaşık yurtdışı menşeili 20 onaylanmış kuruluş faaliyet göstermekteydi. Son iki yıl içersinde 700’ün üzerinde çalışma gerçekleştiren onaylanmış kuruluşların çalışma şekilleri de beraberinde bir dizi eleştiriyi gündeme getirmişti. Avrupa’nın resmi internet sitesinde 1783 nobo nuramasıyla akredite edilen TSE’nin gerek altyapısı, gerekse son yıllarda gerçekleştirdiği değişim ülkemizde bu yöndeki çalışmalara önemli katkılar sağlayacaktır görüşünü de güçlendiriyor.
Türk Standartları Enstitüsü 16 Kasım 2006 tarihinde onaylanarak bu doğrultudaki faaliyetlerine resmen başlamış oldu. TSE’nin bekledği onaylanmış kuruluş numarasının ilk olarak 95/16/AT Asansör Yönetmeliği için yayınlanmış olması da Türk asansör sektörünün son 10 yıldır çeşitli platformlarda gerçekleştirdiği çalışmaların da bir meyvesi ve ödülü olarak da değerlendirilebilir. Bilindiği üzere AB ile uyum sürecinde Türkiye’de diğer pek çok sektöre göre bu yönde yüksek bir performans sergileyen sektörlerin başında Türk asansör sektörü gelmekteydi. Nitekim bu doğrultuda Türkiye’deki asansör derneklerinin çeşitli zamanlarda konunun algılanması ve gerekliliklerin yapılması doğrultusunda değişik platformlarda katılımı yüksek toplantılar gerçekleştirdiği bilinmektedir. Sektörün etkin yayın organı ASANSÖR DÜNYASI dergisinde de konuya ilişkin pek çok makale ve haber yayınlanmıştır. TSE’nin beklenen onaşlanmış kuruluş numarasını asansör yönetmeliğiyle almış olması Türk asansör sektörünün dinamizmini de gösteren önemli bir unsur olmuştur.
CE işareti Avrupa Birliği ile teknik mevzuat uyum çalışmaları doğrultusunda yeni yaklaşım politikası çerçevesinde son derece büyük önem arz eden bir işarettir. Avrupa Birliği standardizasyon konusundaki engeli ortadan kaldırabilmek ve tek bir Avrupa standardı hazırlayabilmek için üye ülke standardizasyon teşkilatları faaliyetlerine devam etmek kaydiyle üç ana standardizasyon teşkilatı kurmuştur. Bu teşkilatlar CEN, CENELEC ve ETSI’dır. Bu teşkilatlar Avrupa standartlarını hazırlamakla yükümlü kuruluşlardır. Türk Standartlari Enstitüsü bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalarla Avrupa standartlarının neredeyse tamamına yakınını milli standart olarak kabul etmiştir. CE işareti ile ilgili direktiflerin ülkemizde yönetmelikler olarak yürürlüğe girmesiyle ülkemizde onaylanmış kuruluş statüsünde faaliyet gösteren yerli bir onaylanmış kuruluş gereksinimini yaptığı başarılı çalışmalarla almayı ilk kazanan TSE olmuştur.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
| Önceki Sayfa Sonraki Sayfa |

